Aynur Şenol'un Hikayesi

Üç Hayal, Üç Zirve, Tek Gerçek!

Eğer, şuan size anlatacağım şeyleri bilseydim; çocuklarımın hayalleri, iş yerimin hayalleri ve kendimle ilgili hayallerim arasında asla tercih yapmaz, hepsini aynı anda gerçeğe dönüştürürdüm. Ama ne yazık ki bunu çok sonra öğrendim. Siz de birazdan öğreneceksiniz. Bildiğim, öğrendiğim, deneyimlediğim her şeyi insanlara nasıl anlatacağımı ve onlara, bunları nasıl yaptıracağımı öğrenmek ise,  hayatımda parçalarını bir araya getirmekte zorlandığım en zor işim oldu.

Birazdan size anlatacağım hikâye; belki de bütün parçalarınızı birleştirip, sizi bir güce ve mutluluk güneşine dönüştürecek; inanması zor, öğrenilmesi hızlı ve yapılması oldukça basit bir sıçramadır, yoldur, yordamdır. İş yerinde istifa mektubumu masaya koyduğumda, işyerimin beni işe alırken kurduğu hayalleri orada bıraktığımı fark etmiştim… Arabaya binip eve doğru yola çıktığımda; daha üniversitede okurken, kendimle ilgili kurduğum hayallerin bir kısmını da işyerinin bahçesine gömerek gittiğimi de biliyordum.

Evin kapısında beni karşılayan çocuklarıma sarılırken; onların hayallerini gerçekleştirmek için hayallerimden vazgeçtiğimi de anlıyordum. Üstelik yalnız değildim. Hayallerinin arasında tercih yapmamış olan bir tek çalışan görmedim, göremedim.

Sorun şuydu; iş yerinde iyi bir lider, evde çok iyi bir anne ve kendi hikâyemin de kahramanı olmak istiyordum.

Birbiriyle çarpışan ve beni tercihe zorlayan üç hayal vardı ama ben gerçektim ve tektim. İşyerimde, kazanmanın zirvesine; evde, huzur ve mutluluğun zirvesine; içimde ise var olmanın, erdemin ve bilgeliğin zirvesine çıkmam, orada durabilmem ve bunları sürdürebilmem gerekiyordu.

Peki, bunun için ne gerekiyordu? Üç zirve, üç hayal ve tek gerçek varlığımı nasıl bir arada tutacaktım ki? Hayaller tek hayal, zirveler ise kalabileceğim yerler oluncaya kadar; bu, kaybetmeyi meşrulaştıran düzenleri incelemeye ve sorgulamaya başladım.

İlk olarak ''Pardon'' dedim;

Bizi zamanın kayıp çocukları haline getiren, hatta kendileri bile zaman kaybı olan birçok zaman yönetimi tekniklerine “pardon, öyle olmuyor” dedim. Zamandan kazanalım diye kurulan bilgisayar destekli ve teknoloji harikaları araçların, yazılımların da zamanın elimizden kayıp gitmesine engel olamadıklarını gördüm.

İşte, bu noktada, insan – zaman algısını yeniden boyutlandıracak yeni bir araca ihtiyacımızın olduğunu gördüm ve bunun nasıl yapılacağını, önümdeki kâğıda not aldım.

Sonrasında ''Nasıl Yani'' diye söylendim;

Teknolojik sistemler kuran, bütçe ve stratejik planlama yöneten bir lider olarak, işyerlerinin örgüt yapılarının başıboş kalmış disiplinlerle, hatta gerçek hayat akışına hizmet etmeyen duygu ve insan odaklı olmayan sistemler olduğunu, bunun da sahip olduğu mükemmelliği ve potansiyelini yaşayamayan insanlar haline bizleri kolayca sürükleyebildiğini . Bozuk düzenlerin, bozuk işleyişlerin, değer üretmekten çok yorgunluk üreten işlerin bir arada, insanları bir kabule zorladıklarını “ancak, bu kadar olur” dedirtebildiğini izlemeye başladım. Motive edilmemiş sistemlerde, insanların, ekiplerin motive edilmesi ile pansuman çözümler üretildiğine de şahit oldum.

Ve şunu sordum; hayat gibi canlı, çevik ve dinamik bir organizasyonu nasıl kurmuş olurum.

Yapıyı bozmadan, insanlardan fedakârlık istemeden, başarıyı engellemeden, istenilen sonucu üretecek ve gerçekten varlık gibi bizimle, dost, arkadaş olacak organizasyonu nasıl kurabilirim.

Bir sürü organizasyon ve örgüt teorilerini, işletim ve işletme sistemlerini, uyum ve çatışma adına yazılmış her satırı inceledikten sonra; gereksiz, yanlış, pratikte uygulanma şansı olmayan her satırın üstünü çizdim ve bu işin nasıl olacağını anlatacağım cümlelerimi de yine önümdeki kâğıda not aldım.

Ve Sonra ''Peki ya insan, sizin bildiğiniz gibi değilse'' dedim;

İçinde insan kelimesi geçen bütün eğitimleri, insan için yazılmış ve gerçeklerden bahseden bütün teorileri, insan psikolojisi ile ilgili sayısız kitap ve makaleleri inceledikten sonra; çalışan insanlara baktım.

Yapılamayacak şeyleri neden insanlara öğretirler ki dedim. Sonrasında, insanı bir bütün olarak duygusuyla, ruhuyla, bedeniyle ve her bir kişinin kendine has özelliklerini hesaba katmayan teorilerin ne işe yaradıklarını, insanları stres topuna çeviren bazı  tekniklerin bu insanların hayatını düzeltmek bir yana, daha da içinden çıkılmaz bir hale getirdiklerini gördüm.

İnsanı yeniden tarif edenlerin aksine, insanı anlamak için yeniden bakmaya başladığımda, kendi çözümünü içinde taşıyan o muazzam varlığa hayran kaldım. Ve hesaba katılmayan, başarının, üretimin, huzurun ve mutluluğun teminatı olan insan niteliklerini tek tek not alıp, önümdeki not kâğıdını kapattım.

Üç hayal, üç zirveye karşılık; üç unsur da bulmuş oldum; zaman, organizasyon ve insan.

Şimdi önümde iki zorlu süreç vardı:

Bu bilgilerin, tekniklerin ve araçların, nasıl bir sistem haline getirileceği ve bunların insana nasıl öğretileceği…

Bilgi ve tekniklerini “çevik” ve “koç” kelimeleri etrafında birleştirdikten sonra; bunu aktarabilmenin  yolunu da bir karma haline getirdim. Öğretme metodum şöyle olacak; anlatırken eğitmen,  keşfetmenizi ve değiştirmenizi sağlarken koç, birleştirirken danışman, ne ve nasıl olmasını hayal ettiğiniz, değişim adımlarını attığınızda mentor, yola çıkarırken yol arkadaşı,  zirveye giderken uğurlayan olacaktım.

Bu çözümü ihtiyacı olanların hizmetine sunmak için, bu kurallara göre işleyen şirketimi kurdum, çocuklarımın hayallerini ertelemeden, kendi hayallerimle birlikte; üç hayali birleştirdim.

Eskiden üç hayal, tek gerçek vardı; şimdi ise tek hayale dönüşmüş üç hayal ve tek gerçek var. Üç zirvede aynı anda olabilmenin sihrini sizlere de öğretmek için sabırsızlanıyorum. Web sitemin ana sayfasında yaptığım çalışmalara göz atabilirsiniz.

Eğitim ve hizmet hayatım şöyledir;

Yıldız Üniversitesi Endüstri mühendisliği mezunuyum.

  • 1989-2005 yılları arasında Barilla Gıda’da,
  • 2005-2011 yılları arasında Karamancı Holding ve Superlit şirketinde yönetici olarak çalıştım.
  • 2011-2018 yılları arasında ERP Yönetim Danışmanlığı yaptım.
  • 2018 ‘den bu yana Profesyonel koç ve mentor olarak bir çok yöneticiye yol arkadaşlığı ve kuruma eğitmenlik ve koçluk yapmaktayım.

ICF’in “Profestional Coach Certified-PCC”, Adler Koçluğ’un “Agility and Innovation Coaching”, Ericson International Denge Merkezinin “Takım Koç”, Genos’un “Emotional Intelligence Leader Practioner”, House Of Human ve Assotioation For Coaching “Recognized Leader As Coach” eğitmenliği, NLP Practitioner yetkinliklerine sahibim. Şiddetsiz iletişim, Transactional Analysis, “Dördüncü yol” gibi öğretiler üzerinde çalışmalar yapan bir yolcuyum.

İş Ortaklarım

 

Duygusal Zeka Uygulayıcısı

 

Eğitmeni ve İş Ortağı

Bana Ulaşın

Desteğe mi
ihtiyacınız var?

İnternet sitemizden en verimli şekilde faydalanabilmeniz ve kullanıcı deneyiminizi geliştirebilmek için Cookie kullanıyoruz.